Örgütsel Adalet Nedir?
Örgütsel davranışın önemli konularından olan örgütsel adalet, Adams’ın Eşitlik Teorisine dayanmaktadır. Eşitlik teorisine göre, çalışanlar yatırımlarını (tecrübeleri, yetenekleri, kıdemleri, cinsiyeti, yaşı, bilgi ve becerileri gibi işe verdikleri girdiler) veya ödüllerini (ücret, primler, statü, işle ilgili haklar, yetkiler, takdir, terfiler gibi çalışanlara sunulan çıktılar) bir diğer çalışanın yatırım/ödülü ile karşılaştırır. Eğer bu ikisi eşit ise çalışan adalet duygusu yaşar. Bunun tam tersi olarak çalışan kendisi ve diğerleri arasında eşitsizlik olduğunu algıladığı zaman ise bir adaletsizlik duygusu yaşayacaktır.
Sonuç olarak örgütsel adalet, çalışanın işle ilgili çıktılarının dağıtımı ile bu dağıtım sırasında kullanılan prosedürlerin çalışanlar tarafından adil olarak nitelendirilmesidir. Kısaca çalışanların, örgütlerini ne kadar adaletli buldukları hakkında algılarını ifade etmektedir. Çalışanlar, eşit işe eşit ücret, izin ve diğer sosyal imkanlar ile kuralların ve bu kuralların uygulanış biçiminin herkese eşit olarak uygulanmasını beklemektedir.
Örgüt içinde çalışanların adalet algısını etkileyecek 6 temel kural bulunmaktadır. Bunlar;
1-Tutarlılık: Örgüt içinde alınacak kararların birbiri ile uyumlu olması gerekir.
2-Önyargı: Alınacak karar, uygulanacak kural ve dağıtımlarda çalışanlara önyargılı davranılmaması gerekir.
3-Doğrululuk: Çalışanlara doğru bilgilerin aktarılması gerekir.
4-Söz Hakkı: Örgüt içinde alınan kararlarda çalışanların itiraz hakkının bulunması ve kararları düzeltebilmelerine ilişkin söz haklarının bulunması gerekir.
5-Kararlara Katılım: Çalışanları etkileyecek kararlarda onlara da söz hakkı tanınmalıdır.
6-Etik: Alınacak karar ve uygulanacak prosedürler, çalışanların etik değerlerine uygun olmalıdır.
Örgütsel adalet kavramı, dağıtım adaleti, işlem adaleti ve etkileşim adaleti şeklinde sınıflandırılmaktadır:
Dağıtım Adaleti: Ödül, ücret, takdir vb. şeylerin dağıtımı ve paylaşımı ile ilgilidir. Dağıtıcı adalet, herkesin hak ettiğini ya da payına düşeni alması için kaynakların ve ödevlerin (görevlerin) adil paylaşımını tanımlayan ilkeleri belirler. Çalışanlar açısından dağıtım adaleti, çalışanların örgüte kattıklarını inandıkları değere karşılık almaları gereken maddi kazanç ve ödül miktarına ilişkin algılarının göstergesidir. Çalışanlar aldıkları eğitim, sahip oldukları tecrübe, katlandıkları stres gösterdikleri performans ve çaba karşılığında adaletli veya adaletsiz davranıldığına ilişkin bir algı geliştirmekte ve bu algılara bağlı olarak da örgüte yönelik tutum ve davranış geliştirmektedir.
İşlemsel Adalet: Örgüt içinde karar alıcıların karardan etkilenen kişilere karşı dürüst ve nazik davranması alınan kararlara ilişkin zamanında geribildirimde bulunması, kurallara saygı göstermesi şeklindeki davranışları çalışanların örgüt içi işlem adaletine ilişkin değerlendirmelerinin belirleyicileridir. Ayrıca alınan kararların çalışanlara açık bir şekilde açıklanması ve samimi bir iletişim kurulması işlem adaletine ilişkin algıları olumlu yönde etkileyecektir.
Etkileşim Adaleti: Etkileşimsel adalet, işlemsel adaletin genişletilmiş halidir. Örgütsel uygulamaların insani yönü ile ilgilidir. Etkileşimsel adalet, çalışanlar ile kaynakları dağıtan yöneticiler arasındaki iletişimin adaletli olarak algılanmasını vurgular. Bu iletişim sürecinin saygı, dürüstlük ve nezaket çerçevesinde yürütülmesi esastır. Çalışanlar prosedürler uygulanırken kendilerine nasıl davranıldığına ve yeterli açıklamanın yapılıp yapılmadığına dikkat ederler. Bireylerin karşılaştıkları kişilerarası davranışın kalitesine ilişkin algıları etkileşimsel adaleti oluşturur.

