Duygular ve Modlarımız

Günlük hayatlarımızda sürekli duygularımız ve modlarımızdan bahsederiz.

Peki nedir bu duygular ve modlar? Neden bizleri bu kadar çok etkilemekte?

İş hayatında önemi nedir? Duygularımızı kontrol etmek için nelere dikkat etmeliyiz?

shutterstock_671483350-1

Duygular, bir kişiye (iş yerinde bir arkadaşımızı gördüğümüzde mutlu olmanız vs.) veya bir olaya (saatlerce trafikte kalmanın sinirlerinizi bozması vs.) karşı verdiğimiz tepkilerdir. Bireyin davranışları üzerinde etkileri bulunmaktadır.

Bunlar; öfke, korku, üzüntü, mutluluk, şaşırma şeklinde olabilir.

Duygu kelimesi İngilizcede “emotions” demektir ve hareket anlamına gelen “motion’dan” gelmektedir. Bu nedenle duygular sürekli değişir. Gün içerisinde birden fazla duygu durumu içerisinde olabilir, farklı duyguları aynı anda yaşayabiliriz.

Örneğin, bir toplantı esnasında yöneticimizin söyledikleri bizi hayal kırıklığına uğratabilir, öfkelenebilir ve üzülebiliriz.

“Zaman yatıştırır, zaman açıklığa kavuşturur; saatler içinde hiçbir duygu az da olsa değişmeden kalamaz.”

Mark Twai

Modlar ise, içinde bulunulan durumdan bağımsız olarak gelişen ruh hallerimizdir. Hangi duyguları sıkça yaşıyorsak onun getirdiği ruh haline bürünürüz. Ruh hallerimizin çıkış noktası duygular olduğuna göre, iyi bir ruh halindeyken; mutlu ve huzurlu hissedebilir, kötü bir ruh halindeyken; huysuz ve öfkeli hissedebilirsiniz. Ruh hallerimiz, duygulardan farklı olarak saatlerce hatta günlerce sürebilir. Sürekli öfke duygusu yaşayan birinin sinirli bir ruh haline sahip olması gibi.

shutterstock_751563748

Sonuç olarak, duygu ve ruh halimizin etrafımızdaki dünyayı anlayabilmemiz için önemli bir bilgi kaynağı olduğu söylenebilir. Bu yüzden işyerinde insanların duygulardan bağımsız olduğunu düşünemeyiz. Olumlu ve olumsuz duygularımızı fark etmek, ruh halimizi yönetmede bize yardımcı olacaktır. Olumlu duygular, beynimizde dopamin ve serotonin salgılanmasına neden olur. Bu kimyasallar kendimizi iyi hissetmemizi sağlar ve öğrenme merkezimizi destekler. Yaratıcı düşünme, karmaşık analizler yapma, problem çözme ve sorunlara yeni çözümler bulma konularında daha başarılı oluruz.

Günümüzde akıllı şirketlerin çalışan refahını artırmak için yaptıkları mutluluk girişimleri bunlara örnektir. Yahoo, Google gibi şirketlerde bulunan dinlenme odaları, masaj salonları, langırt masaları vb. uygulamaların çalışanları daha pozitif, yaratıcı ve yenilikçi hale getirdiği düşünülmekte ve performans sonuçları bunu göstermektedir…

Joe Dispenza, “Düşünceler, beynin dilidir, duygular da vücudumuzun dilidir” diyor. Yani duygu ve düşünce şeklinin, bir varoluş durumu yarattığını ifade ettiği düşünce gücü ile ilgili aşağıda yer alan videosunu izlemenizi tavsiye ederim 🙂