Mutluluk Hormonlarımız: Dopamin, Endorfin, Oksitosin, Serotonin
Mutluluk hissimiz dört özel beyin kimyasallarımızdan gelmektedir. Bu mutlu kimyasallar, beyin hayatta kalmamıza yarayan bir şey gördüğünde salgılanır. Sonra salgılanma durur ve iyi bir şey yolunuza çıktığında yeniden salgılanmak üzere beklerler. Her mutlu kimyasal, farklı bir hissi tetikler.
Dopamin, Aradığınızı Bulmanın Keyfi; ihtiyacınız olan şeyleri bulduğunuzda hissettiğiniz keyfi üretir. Evraka! Buldum! Hissi. Endorfin, Acıyı Örten Coşku; acıyı fark etmenizi engeller. Öfori ya da coşku, zindelik hissi olarak da bilinir. Oksitosin, Sosyal Bağların Konforu; başkalarıyla güvende olma duygusunu üretir. Bağ kurmakla ilişkilidir. Serotonin, Sosyal Önemin Güveni; başkaları tarafından saygı görme duygusunu üretir. Gururla ilişkilidir.
Şimdi bunları daha detaylı açıklayacağım 🙂
Dopamin: Bir ödül beklediğinizde hissettiğiniz heyecandır. Maraton koşucusunun bitiş çizgisini gördüğünde, futbolcu gol attığında, bir fil su kuyusunu gördüğünde, maymunun meyveye doğru tırmandıkça dopamin salgılanır. Dopamin, daha önce size iyi hissettiren bir şeyi saptamanıza ve onun için çaba harcamanıza neden olmaktadır. İnsanları kariyer yolculuklarında onları harekete geçiren ve enerji açığını ortaya çıkaran da dopamindir. Sosyal ödüller aramak ve bulmak dopamini harekete geçirmektedir. İnsanlar yıllarca bir cerrah, bir şarkıcı, bir müzisyen vs. olmak için çaba harcamaktadır. Çünkü bu yolculuklarının her adımı veya kariyer basamakları dopaminlerini tetiklemektedir.
Beyniniz hedefinize yaklaştığınız her bir adımda dopamin salgılar. Bu yüzden de aslında dopamin salgılanışı çok hızlı ve kısa süreli olmaktadır. Çünkü bir hedefin sonunda elde edilen ödülden sonra, dopamini tetikleyici başka bir hedefe ve ödül arar. Buna ilişkin yapılan bir deneyde maymunlar bir görevi gerçekleştirdikten sonra ıspanak ile ödüllendirildi. Birkaç gün sonra ise ödül olarak ıspanak yerine meyve suyu verildi. Ödülün büyüklüğünün artması maymunların dopamini arttırdı. Fakat meyve suyu ödülü devamlı olarak verilmeye başladığında maymunların dopamini düşmeye başladı. Çünkü dopamin yeni ödüllere karşı tepki vermek üzere gelişmiştir. Bu yüzden de küçük ödüller az miktarda dopamin, büyük ödüller daha fazla miktarda dopamin salgılanmasına yol açar. Atalarımız da karınlarını doyurduktan sonra, daha iyi oklar ve daha güvenli evler yaparak ihtiyaçlarını karşılama amacı ile daha fazlasını aramaya devam etmişlerdir.
Bugün ise örneğin, bir sporcunun saatlerce antrenman yapması sonucunda oyun/madalya/kupa kazanması (ödül) dopamin miktarını arttırır. Beklenen ödüle doğru giderken salgılanan dopamin size iyi hissettirir.
Dopamini Açığa Çıkarmak İçin: Bir hedefe doğru adım atmak çok fazla zaman ya da para gerektirmez. Hedefinize uzaktan bakarak hayal kurmak yerine gerçekçi bir planla harekete geçebilirsiniz. Günde 10 dakika bu hedefiniz için araştırma yapabilir, yeni bilgiler edinebilirsiniz. Düzenli çaba sonucu hayalinizi gerçeğe dönüştürmenin mümkün olduğunu göreceksiniz.
“On dakika dağları devirmek için yeterli değildir ama dağa yaklaşmak ve onu iyice görebilmek için yeterlidir.”
Endorfin: Fiziksel acıyı kısa süre için gizleyen histir. Atalarımız avlanmaya gittiğinde açlıktan/susuzluktan yorgun düştüklerinde, onları ayakta tutan endorfindir. Bir yerden düşmüş ve ciddi bir yaralanmanız olmasına rağmen bir şeyinizin olmadığına inanarak yürümeye devam etme sebebiniz endorfinin gücüdür. Endorfinin salgılanması da dopamin gibi uzun sürmez. Zaten sürekli endorfinin etkisinde olmak acıyı görmezden gelmektir ki bu, kırılmış bacakla yaşamınıza devam etmek demektir. Spor sonrası mutluluk, acı noktasına kadar sınırlarınızı zorladığınızda gerçekleşir. Ama canını yakacak şekilde spor yapmaya devam edersen sakatlanırsın.
Endorfini Açığa Çıkarmak İçin: Gülmek, iç organlarınızı harekete geçirir ve endorfini tetikler. Bu yüzden sizi güldürecek şeyler bulup, onlara zaman ayırın. Bir diğer endorfin salgıladığımız eylem, ağlamaktır. Ağlama hissiniz geldiğinde, bu duygunuzu bastırmak yerine birkaç dakikanızı boşaltmak için ayırın. Ağlamak bir zayıflık göstergesi değildir (Bizim toplumumuzdaki inanç gibi: Erkekler ağlamaz…), aksine doğumdan itibaren hayatta kalmamızı sağlayan bir duygu durumudur. Bunu bastırmaktan kaçının. Egzersiz hareketlerini çeşitlendirmek, daha önce denemediğin bir hareketi denemek endorfin salgılamanı sağlar. Daha önce çalıştırmadığın bir kasını çalıştırarak kendini zorlamış olursun. Bu yüzden egzersizde çeşitlilik önemli bir alternatiftir.
Sezen Aksu’nun “Ağlamak Güzeldir” şarkısında dediği gibi:
Ağlamak şu gelip geçici dünyada her şeye rağmen var olmak demektir.
Ağlamak yaşayan binlerce duygu, insanca ve coşkulu güzel bir şeydir.
Ağlamak, senin kara dünyada hala sevdiğin ve hissettiğin, tüm güzelliğin ve çirkinliğinle var olduğundur…
Serotonin: Birinden saygı görmek iyi hissettirir. Çünkü serotonini tetikler. Bu iyi his, daha fazla saygı aramanıza neden olmakta ve hayatta kalmaya teşvik edecektir. Hayvanlar dünyasında da saygı görmek, sosyal üstünlük sağlamak iyi hissettirir (yiyeceği kontrol altında tutmak gibi). Hayvanlar çoğu zaman yemek için, çiftleşme fırsatları için savaşır ve yavrularını büyütmek için ellerinden geleni yaparlar. İnsanlar bu güdüleri kontrol altında tutmaya çalışırlar ama atalarımızdan sosyal üstünlükle iyi hissettiren bir beyin bize miras kalmıştır. Çatışma gibi kötü duygular olmadan sosyal önemin iyi hissinin tadını çıkarmanın yollarını ararız. Hayvanlar dünyasında yüksek statüye sahip erkekler genellikle daha fazla çiftleşme fırsatı yakalar. Yüksek statüye sahip dişiler daha doğurgan olur ve yavrularının hayatta kalma oranı daha fazladır.
Bir toplantıda yaptığınız sunum beğenildiğinde iyi hissedersiniz. Fakat toplantıda bir konu üzerinde üstünlük tasladığınızda hissiniz acıya dönüşebilir. Sosyal üstünlük, sosyoekonomik statüden farklıdır. Dünyanın en zenginleri listesindeki üçüncü kişi, dört numaraya düştüğünde kendini yaşamsal tehdit altında hisseder. Bunun aksine, düşük sosyoekonomik statüye sahip birisi çevresindekilere sertçe hükmedebilir ve bu konuda kendini iyi hissedebilir.
Serotoni Açığa Çıkarmak İçin: Yaptığınız Şeyle Gurur Duyun; gurur sosyal kabul fırsatlarını yönetmenize yardımcı olacak bir dümendir. Sizi sürekli onay arama ve karamsarlığın iki ucu arasında gidip gelmekten korur. Kendinizle gurur duymak bunu sessizce düşünmekten fazlasıdır. Bak ne başardım! Diye bir başka canlıya söylemektir.
Hayranlık duyduğunuz birçok önemli insan hayattayken çok az saygı görmüştür ama yine de çalışmaya devam etmişlerdir. Başarılı insanların hayatları boyunca alkışçıları olduğunu düşünmeyin. Büyük tezahüratın size edildiğini düşünmek iyi gelebilir ama olmadığında da devam edin… Başarısızlıklarınıza odaklanırsanız halihazırda sahip olduğunuz takdiri görmezden gelme eğiliminde olursunuz.
Tam şu anda insanlar siz fark etmeseniz de size saygı duyuyor olabilir. Antenleriniz hep saygısızlığa yönelmişse bunu bilemezsiniz. İnsanlar gizliden gizliye size hayranlık duyuyor olabilir ve bunun keyfini çıkarmak yerine onlardan eleştiri bekliyor olabilirsiniz. Eğer böyle ise olası serotonin akışını heba ediyorsunuz demektir.
Oksitosin: Birine güvendiğinizde ya da size olan güvenini hissettiğinizde oksitosin salgılarsınız. Aitlik ve güven hissi oksitosinle ilgildir. Bir atı beslemek amacıyla ata doğru yürürken birbirimizi kontrol ederiz. At yabancılardan korkar ama yiyeceği de arzular. Ben de onun büyük dişlerinden çekinirim ama ikimizde birbirimize güvenmek isteriz. Karşılıklı olarak bir tehdit olmadığına emin olunduğunda ise oksitosin salınımı gerçekleşir. Bunun sonucunda rahatlar ve iyi hissederiz. Memelilerin sürü halinde yaşama sebebi de sayılarının artması ile kendilerini güvende hissetmeleridir. Bir sürü hayvanı, grubundan en azından birini görmezse paniğe kapılır. Gruba tekrar katıldığında ise oksitosin artar ve kortizol (korku) yok olur.
Memeliler için yaşamsal beceriler olmaksızın doğmak ve bunun yerine hayat tecrübesiyle öğrenmek mümkün hale geldi. Hayatta kalma bilgisine sahip şekilde doğan sürüngenlerin, balıkların ve bitkilerin aksine, memeliler kırılgan ve bilgisiz doğar. Memeli beyni rahimde ya da yumurtada tamamen gelişmez. Onu çevreleyen dünyayla iletişim kurarak gelişir. Her nesil, kendini, atalarının değil kendi yaşadığı dünyaya uygun şekilde hayatta kalmaya programlar.
Oksitosini Açığa Çıkarmak İçin: Temsili güven rahattır, çünkü hayal kırıklığı riski azdır; hayvanlar size ihanet etmez, büyük topluluklar sizi yargılamaz ve sanal arkadaşlar daima ulaşılır durumdadır. İnsana duyacağımız güven daima hayal kırıklığı ve ihanet riski ile gelir. Bu kötü hisler birine güvenmeyi düşündüğünüzde harekete geçerek, çanlar çalar ve beyniniz güven duymamanız için iyi bir sebep olduğunu varsayar. Fakat insanlar arası güvenden tamamen vazgeçersiniz beyniniz bir şeylerin eksik olduğunu hisseder. Eksik olan şey oksitosindir!
Bunun için hayatınızdaki güven bağları üzerindeki kontrol duygunuzu geliştirmek zor ve uzun vadeli bir çaba gerektirse de bunun için küçük adımlar atın. İş yerinde tatsız geçmişinizin olduğu bir yönetici veya arkadaşınızla göz teması kurarak günaydın demek veya gülümsemek ile başlayabilirsiniz.
“Başarılarınızla ilgili başkalarından saygı beklemek risklidir, çünkü hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Çevrenizden alkış beklemek yerine kendi başarınızla gurur duymalısınız.”

