Motivasyon Nedir? İçsel ve Dışsal Motivasyonlarımızın Nedenleri?
Hepimizin günlük hayatlarımızda sık sık kullandığımız bir cümle:
“Bugün çok motive değilim, çalışmak içimden gelmiyor” veya tam tersi “Bu işe karşı motivasyonum çok yüksek, hemen başlayıp bitirmek istiyorum” gibi…
1880’li yıllardan beri pek çok araştırmacının insanlar ve hayvanlar üzerinde yaptığı deneyler sonucu ortaya çakan ve bizim günlük hayatımızda bir işi yapmamızı sağlayan “motivasyon” ne demek peki?
Motivasyon, Latince hareket anlamına gelen “motus” sözcüğünden gelmekte ve “kişiyi belli bir davranışa sevk eden içsel bir güç” olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla bir davranışı başlatan, onun yönünü ve sürekliliğini belirleyen içsel bir güçtür. Kişinin bir amaca ulaşmak için yaptığı amaçlı davranışlardır. Araştırmalar, insanı motive eden üç güdünün olduğunu ortaya koymuştur:
1. İnsanın açlık, susuzluk, barınma vs. (Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisinde yer alan basamaklarda olduğu gibi) temel ihtiyaçlarının karşılanmasında motive olması,
2. Dışsal güdüler olarak adlandırılan çevreden gelen ödül ve cezalara karşı insanın tepki vermesi,
3. İnsanın içsel motivasyonunu etkileyen araçlar ile güdülenmesi şeklindedir.
Ödül-ceza yöntemi, bireyi harekete geçiren güdüleyici olarak iş hayatında da çok uzun zaman kullanılmış ve kullanıma devam edilmektedir. Havuç-sopa olarak da adlandırılan bu yöntemde, yöneticilerin iş hedeflerine ulaşan çalışanlara havuç; ulaşamayanlara ise sopa uzatarak teşvik ettiği deneyimlenmiştir.
Fakat bu şartlı ödüller, kısa vadeli sonuçlara odaklanarak bireylerin yeteneklerini ortaya çıkarmasını engeller. Çünkü bir ödüle ulaşmak hedef haline geldiği için birey sadece o işi tamamlamaya odaklanır ve yaratıcılığını kaybeder. Dolayısıyla bu yöntemle günü kurtaran işletmeler, çalışanın bağlılığını, sevgisini ve gelişimini önemsemez. Bu durum üçüncü güdü aracı olarak ifade edilen içsel motivasyonun önemini gösterir.
Günümüz küresel rekabet ortamında günü kurtarmakla yetinmek işletmelerin yaşam ömürlerini kısaltacağını bilen yöneticiler, çalışanlarının yaptıkları işi gönüllü yapmalarını ister ve bunu sağlayıcı uygulamalar ile çalışanın içsel motivasyonunu harekete geçirebilir.
İçsel motivasyonu sağlamak için kurumlara önerilebilecek anahtar uygulamalar:
Çalışanlara Özerklik Tanımak: Çalışanlara işlerini nasıl, ne zaman, hangi yöntemle yapacakları vb. konularda söz sahibi olmalarını sağlamak içsel motivasyonlarını arttıracağı gibi, yapılan araştırmalar özerklik tanıyan şirketlerin daha fazla büyüme ve işgücü devir oranında azalma olduğunu göstermiştir. Örneğim; Google, haftanın bir gününde mühendislerine yan ürün geliştirmeleri için bağımsız projeler üretebilmelerini sağlayacak zaman vermektedir. Gmail, Google Translate, Google News gibi ürünler bu zaman dilimlerinde ortaya çıkmıştır.
Çalışanlara Yaptıkları İşte Ustalaşma Sağlamak: Bir işte ustalaşmak yani profesyonelleşmek, çalışanların yaptıkları işte yeteneklerini sınırsız olarak geliştirebileceklerine inanmalarıdır. Bu nedenle işletmeler, çalışanların gelişimlerini desteklemek ve başarma arzularına ulaşmalarını sağlamak için eğitim gibi araçlar ile içsel motivasyonlarını harekete geçirebilir.
Belli Bir Amaç Peşinden Gitmelerini Sağlamak: İnsana şüphesiz harekete geçiren en temel şey, varılacak bir hedef olmasıdır. Hedefe giden yolda ise insanları karlılık, verimlilik gibi vizyonlarla değil de sevgi, adalet, dayanışma gibi kelimeler kullanarak ulaşılacak amaçta bir anlam bulmalarını sağlamak etkili bir yol olabilecektir. Bir amaca ulaşmada çalışanın içsel motivasyonu olup olmadığını anlamak için “Neden bu kurumda çalışıyorsun?” diye sorulduğunda; aileme bakıyorum, hayatımı idame ettirmek zorundayım, borçlarım var gibi değerli bir amaca hizmet ettiğini ve işinde hayattaki varlığına dair bir anlam bulduğunu göstermeyen ifadeler alınıyorsa içsel motivasyona sahip olmadıkları anlaşılabilir.
İçsel motivasyonla ilgili etkileyici bir örnek:
Ünlü bir işadamı, yolda yürürken bir gökdelen inşaatının yanından geçiyorken inşaat işçisine “kolay gelsin” der.
İşçi “Bu sıcakta mı?” diye karşılık verir.
“Doğru işiniz çok zor” der işadamı.
“Bütün gün mahvoluyoruz, çimento ile uğraşıyor, toz içinde yüzüyoruz” diye karşılık verir işçi.
İşadamı aynı inşaatta çalışan yüzünde gülümsemesi ile dikkat çeken başka bir işçiyi görür. Ona da selam vererek “kolay gelsin” der.
İşçi “Sağol” der gülümseyerek. Bunun üzerine işadamı sorar:
“İşiniz çok zor öyle değil mi?”
“Zor ama bu yapacağımız bina şehrin en büyük binalarından biri olacak ve bu başarıya ortak olacağım için yorgunluğumu unutuyorum” diye karşılık verir işçi.
Bu örnekte olduğu gibi büyük başarılar kazanan şampiyonların hikayelerinde de içsel motivasyona şahit oluruz:
1952 Münih Olimpiyatlarında yedi dalda birden altın madalya alan efsanevi yüzücü Mark Spıtz’e “Nasıl bu kadar başarılı oldunuz? Sizi diğerlerinden farklı kılan nedir?” diye sorduklarında şu cevabı vermiştir:
“Diğer yüzücüler sadece havuza girerken yarışı düşünür, ben ise her zaman düşünürüm. Yemek yerken, yatarken, dinlenirken bile. Kısacası hiçbir zaman bu yarış aklımdan çıkmaz”.
Kişisel olarak harekete geçmemizi engelleyen, uyum bozucu davranışlar ile nasıl başa çıkabileceğimize ilişkin stratejilerden birkaçı ise şunlardır:
Hayal Etmenin Gücü: Bir işi tamamlamak için yeterince enerji bulamadığınızda çalışmaya başlamadan önce, “çalışmayı” zihninde canlandırman (imgeleme yapmak) başlama enerjisini verecektir. İşin sonuna geldiğinizde yaşayacağınız o rahatlamayı hissetmek ve mutlulukla gülümsediğinizi canlandırmak, enerjinizi yerine getirebilecektir.
İhtiyacın Engellenmesi: Var olan ihtiyacından vazgeçerek, onu daha az istenen bir şey için ödül olarak kullanmak. Örneğin, bir çalışmayı tamamladıktan sonra ödül olarak alışveriş yapmak veya arkadaşlarınla gezmeye çıkmak gibi.
Fiziksel Hatırlatıcılar: Hafızımıza destek olacak şekilde ev veya iş yerlerine hatırlatıcılar yerleştirmek. Beyaz bir tahta, yapışkan notlar gibi. Bunlar üzerine yazılı kısa vadeli hedefler, harekete geçmemizi ve güdülenmemizi sağlayacaktır. Uzun vadeli hedefler için de bunu aylık ve haftalık olarak yapabilir, böylece nereye gittiğinizi, bunun için neler yapmanız gerektiğini daha net görebilirsiniz.
İş Yapma Şekli: İşlerinizi hep aynı sıra ile yapıyorsanız veya aynı yerde çalışıyorsanız bu durum işten bunalmanıza neden olabilir. Yaptığınız işlerin yoğunluğunu, sırasını değiştirmek veya farklı bir ortamda çalışmak harekete geçmenize yardımcı olabilecek adımlardır.
Geçmişte Nasıl Yaptığını Hatırlamak: Geçmişte üstesinden geldiğiniz zorlu görev ve işleri düşünmek, onları yaparken hangi faktörlerin başarmanıza etkili olduğunu hatırlamak, şu anda zorlandığınız işleri yapmanız için tekrar o heyecanı bulmanıza yardımcı olacaktır.
Her insan zaman zaman motivasyonunu kaybedebilir, hedefe giden yolda engeller ve güçlükler ile karşılaşabiliriz. Önemli olan tutkularımızın ve yapmaktan hoşlandığımız şeylerin peşinden gitmek ve onları kovalamayı asla bırakmamak!
Kaynaklar:
Doğan, Abdullah (2002), Başarı Çocuk Doğurdu, Kariyer Yayıncılık, İstanbul.
Gelperin, Roman (2020), Motivasyon Rehberi Erteleme, Bağımlılık ve Tembellik Psikolojisi, Psikonet Yayıncılık, İstanbul.
Keser, Aşkın (2019), Çalışma Yaşamında Motivasyon, Umuttepe Yayınları, İzmit.

